UYUŞTURUCU MADDELERİN
TANIMI
Belirli dozda alındığı zaman;
Kişinin sinir sistemi üzerinde etki ederek,
Akli, fiziki ve psikolojik dengesini bozan,
Fert ve toplum içerisinde iktisadi ve sosyal çöküntü meydana getiren,
Alışkanlık ve bağımlılık yapan,
Kanunların kullanılmasını, bulundurulmasını ve satışını yasakladığı narkotik ve
psikotrop sözcükleriyle
de tanımlanan maddelere "UYUŞTURUCU MADDE" denir.
Milattan 1550 yıl önce yazılmış Papürüs'lerde afyon, ağrı, sızı dindirici, uyuşturucu
özellikleri olan bir ilaç olarak tanımlanmıştır. Esrar ve afyonun uyuşturucu etkisini
ilk keşfedenlerin Sümerler olduğu bilinmektedir. Asuriler donemine ait kabartmalarda
haşhaş resimleri bulunuşu, afyonun bu devirlerde kullanıldığı ve bilindiğini göstermektedir.
Mezopotamyadan dünyaya yayıldığı düşünülen afyonu Sümerlerden sonra İranlılar ve
Mısırlılar kullanmaya başlamış, özellikle Mısırlılar tarafından afyonun Avrupa'ya
yayıldığı ve ilk olarak Yunanlıların bu maddeyi öğrendikleri anlaşılmıştır. Eski
Yunan rüya tanrısı Murpheus'un sembolü afyon meyveleridir. Milattan bir asır sonra
yaşayan müellif Dioskoridis afyonun hammaddesi olan haşhaşın yaprak ve kellerinin
uyku getirdiğini, sütünün ağrı ve sızıları kestiğini, hazmı kolaylaştırdığnı, ancak
fazla oranda alındığında baygınlık ve ölüme yol açtığını belirtmiştir. Homeros Odysscia'sında
afyonun etkisini anlatırken; "Kim bu ilacı içerse artık gözyaşı dökmez. Hatta babasının,
dostunun ya da sevgili oğlunun gözlerinin onünde öldüklerini bile görse umursamaz"
demiştir. Hippokrates, afyon üstüne yazdığı kitabında bu bitkinin mesane hastalıklarında,
histeride ve ishallerde kullanılmasının faydalı olduğundan, ağrıları, sızıları giderici
etkilerinden bahsetmiştir.
Morfin ilk kez 1803 yılında afyonun terkibi analiz edilerek bulunmuştur. Eczası
kalfası olan 21 yaşındaki Adam Sertürner 1817 yılında bulduğu maddeye morfin adını
vermiş ve morfini önce kendi üzerinde denemiştir.
Morfin saf halde hemen hemen hiç kullanılmaz, çünkü suda erimez, kullanılan onun
çeşitli asitlerle yaptığı tuzlardır. Saf kristal morfine "Baz morfin" adı verilir.
Morfinin uyuşturucu madde olarak yayılmasında deri altı şırınga aletinin 1853 yılında
icat edilmesi büyük rol oynamıştır.
Afyonun morfin gibi alkaloitlerinden biri olan eroin Prof. Dr. Heinrick Dresser
isminde bir Alman tarafından morfinmanların tedavisinde önemli bir madde olarak
keşfedilmiştir.
Marka adı olarak eski Yunancadan Tanrısal kahramanlara verilen addan esinlenilmiş,
31650 F 2456 numaralı patent dosyasına Eroin adıyla 27 Haziran 1898’de kaydedilmiştir.
Aynı yıl Alman Bayer firması bu maddeyi harika bir buluş olarak piyasaya sürmüştür.
Avrupa ve Amerika'da kısa sürede yayılan bu maddenin alışkanlık yapmayacağı zannedilirken,
kısa sürede alışkanlık yaptığı ve zehirlenmelere yol açtığı görülerek yasak-lanması
yoluna gidilmiştir.
Esrarın tarihçesi konusunda yapılan araştırmalarda, bu maddenin Asuriler tarafından
kullanıldığı, bu maddeye (kunu-bu) ismini verdikleri tesbit edilmiştir. Eski Yunan'da
Herodot, kenevirin lifinden elbise dokunup, reçinesinin ateşe atılarak buğusundan
teneffüs edilerek sarhoş olunduğunu ifade etmiştir. Sicilyalı Diodore, Teb şehrinde
Mısırlı kadınların kederlerini unutmak için esrar içtiklerini belirtmiştir.
Esrarın Hindistan, İran ve Suriye'de dini merasimlerde kullanıldığı anlaşılmıştır.
Özellikle Hindistan'da dini ayinlerin bakire kızlara içirilen esrarın tesirini gösterip,
bunların neşelenmeleri ve şarkı söylemeleri ile başladığı, bir müddet sonra mabetlere
getirilen bu kızların, orada esrarın etkisi gectikten sonra sakin bir şekilde mabetten
ayrılıp tekrar ayin yerine getirildiklerinde halk, mabetlerin kızların içlerindeki
şeytanı kaçırdığı ve kendilerini teskin ettiğine inanırlardı.
Inkaların Peru'da koka adı verilen bitkiyi yetiştirip yapraklarını yaralarda kullandıkları,
Güney Amerika'da yerlilerin koka yapraklarını çiğniyerek yorgunluklarını giderdikleri
bilinmektedir. Kokaini ilk keşfeden 1859 yılında Alman kimyager Niemann Goetingen'dir.
Menşei Guney Amerika olan bu uyuşturucu madde daha sonra, kullanılması taşınması
ve gizlenmesi eroin gibi kolay olduğundan süratle diğer ülkelere yayılmıştır.
Yakın tarihlere kadar uyusturucu madde konusunda insanlar için en büyük tehlikenin
dogal biçimdeki afyon, esrar, eroin ve kokain oldugu zannedilmiş ve uluslararası
çalışmalar bu yönde yoğunlaştırılmışsa da son yıllarda bir çok ülkelerde sentetik
uyuşturucu maddelerin ortaya çıkması ve bunların serbest ilaç piyasasında kolayca
ucuza satılması, çok çeşitlerinin bulunması nedeniyle, dikkatler bu yöne çekilmiştir.
Önceleri tedavi amacıyla 1920 yılında laboratuvarlarda elde edilen amphetamin Ve
türevleri nezleye karşı kullanılmış, 1938 yılında İsveç'te piyasaya sürülmüş aşırı
yorgunlara, yaratan işlerde çalışanlara tavsiye edilen bu sentetik ilaç, 1944 yılından
sonra alışkanlık yaptığı ve zararlı etkilerinin görülmesi ile, uyuşturucu maddeler
listesine alınmıştır.
1938 yılında Albert Hofman tarafindan elde edilen LSD adlı madde insanda hayal gücünü
arttıran. zekayı takviye eden, cinsel gücü arttıran bir ilaç olarak piyasaya sürülmüşse
de, daha sonra alışkanlık yaptığı ve kişiyi çıldırtma, intihar ve ölümlere sürüklediği
görülmüş ve yasaklanmıştır.
http://www.egm.gov.tr/apk/dergi/35_sayi/